The Kitten Friendly Blog Award
Awarded by Hakan Bey to Okan Bey

Monday, January 21, 2008

Uskudar Kanaat Lokantasi


Kanaat Lokantasi mevkii Uskudar’da olan, tarihi olarak nitelendirebilecegimiz bir esnaf lokantasidir. Hergun ortalama 200 cesit yemegin pisirildigi lokantayi Kargili ailesinin 3. kusagi yonetiyormus.

Lokantaya girdikten sonra bizi kapida karsilayan garson herhangi bir restoranda rastlayabileceginiz turden, yani burada sira disi bisi beklemeyin, sizi goruyorlar ve kapiyi beyaz onluklu birileri aciyor, gayet siradan. Lokantaya girdikten sonra buyrun, hosgeldiniz sizi soyle alalim girizgahlarini gormezden gelerek kafanizi saga cevirmek suretiyle rengarenk tatlilarin dunyasina adiminizi atin, o dunyada gezenleyin, her bir tatliyi tek tek bakislarinizla yiyerek gozunuzu iyice doyurun, kararinizi aklinizda tutarak bir kac adim atin.

Saga bakmaya devam..Simdi zeytinyaglilar reyonundasiniz, yer elmasi’ndan arnavut cigeri’ne, sarma’lardan cerkez tavugu’na kadar envai cesit zeytinyagli seceneginiz var ancak dikkat hakikaten zeytinli ve yaglilar, tabii lezzetine kesinlikle diyecek soz yok!! Simdi artik tencere yemeklerinin secildigi, solunuzda kalmis olmasi gereken, yemeklerin sicak tutuldugu ve servis edildigi tezgaha gecelim, aman basamaga dikkat!! Burada da oldukca fazla cesit sizleri bekliyor. El basan tava’dan, kagit kebabina, firinda kuzu’sundan kuzuda firin’ina kadar bir suru, tabiri caizse, tencere tencere yemek var.

Yemeniz uzere size tavsiye edebileceklerim; El basan tavayi mutlaka deneyin, zaten burasi resmen bu yemekle aniliyor, bunun haricinde etli hunkar begendi, kagit kebabi, ciftlik kebabi vs. vs. de denenebilir. Ne yerseniz yiyin butun yemekler belli bir kalitenin uzerinde, agziniza attiginiz tek bir lokmadan bile pisman olmuyorsunuz, diyette dahi olsaniz..Her ne kadar yemekleri sulu ve biraz yagli da olsa, lezzetten odun vermiyorlar.

Sag taraftaki resimde hayalet ascibasi gorulmekte.. Bir rivayete gore Friendly Ghost ascibasimiz musteri memnuniyetini takip etmek uzere haftada bir lokantaya gelir gizlice masalari dolasir ve lokantanin kalitesinin devamliligini saglamaya calisirmis. Bu kareyi yakalayabilmek benim icin de buyuk bir sans ve supriz oldu.




Artik gelelim benim yediklerime ;

Bilimum yemek yapan yerin menusunde olan Ezogelin ve mercimek corbalarindan gina gelmisti ki buranin corba menusunu gorunce icimi bir huzur kapladi. Iskembe yerine Yayla corbasini tercih ettim. Hos, bildigimiz yayla corbasi..Ev corbasini aratmayacak, zaten evde de ugrastigina degmeyecek, cikalim da bari Kanaat'te icelim dedirtecek, kis gunlerinde icinizi isitacak bir yemek...



Zeytin yagli yer elmasi..Tabii ki bunu arkadasim siparis etti, benim gibi etcil biri icin pek de hos bir yemek sayilmaz. Ama yine de tadi hosuma gitti, enginar'a benziyor ancak biraz daha tatli. .Siz deneyin sahsen ben bunla karnimi doyurmam :)



Sanirim ciftlik kebabi'ydi bol sulu, biraz yagli, oldukca lezzetli. Baslangicta catala biraz dirense de agziniza atinca kolayca dagiliyor. Sonrasinda da ekmeginizi bandirmak suretiyle yemegi hupletebilirsiniz.


Corbanizi ictiniz, Osmanli usulu yemeginizle dedeleriniz yad ettiniz sira iste bu lokantanin en vurucu, vurdumu oldurucu kismina geldi; tatlisi.. Hatta buraya sadece tatli yemek icin bile gelinebilinir…Ancak son gittigimde yedigim asure her ne kadar ,fast food varilesmis bir cok “tatlici”nin kinden iyi de olsa, anamin asuresini aratti, o kadar olmasini da beklemiyordum zaten…Ama annenizin artik ne kadar siklikla asure yaptigini hesaba katarsak caniniz cektiginde yemege deger. Bunun haricinde gecen sene gittigimde denedigim avya tatlisi, kabak tatlisi, irmik helvasi gercekten inanilmaz lezzetliydi oyle ki tatlari gecen seneden beri aklimdan cikmis degil….Son gidisimde de ayva tatlisi kalmadigi icin yiyemedim, cok uzuldum…Bunun daha iyisini yemek icin Taksim’de Haci Abdullah’i deneyebilirsiniz. Bir cok acidan bu lokantadan iyi olsa da fiyat olarak buranin cok daha ustunde…Kanaat Lokantasi fiyat olarak da avantajli, corbalar ortalama 2.6, tencere yemekleri ortalama 9, tatlilar ise ortalama 3.75 ytl…Caylar sanirim sirketten…Iki kere gittim gene giderim, siz de mutlaka, ama yalniz, ama misafirlerinizle gidin, tavsiye ederim..


Nice (Which is not nice) Gezi Rehberi

Nice ;

Fransiz rivierasi* denince Cannes ile birlikte akla ilk gelen yerlerden birisi, Ingilizce’de “Hos”, “Guzel” anlamina gelerek de akil oyunlariyla gonullerde that kurmaya calisan plastikten bi yer Nice. Paris’ten gece treniyle 11 saate yakin yolculugun ardindan vardigim Nice, Antal’yanin 1’e 10 olcekli modelinden farksizdi. Hatta birakin Antalya’yi Bostanci sahil yolu kadar bir yer. Kumsuz plajlar, yasli teyzeler, yasli amcalar, her yerde Turk kebapcisi..Bu manzarada her ne kadar gittigim Kasim ayinin katkisi da olsa, burasi ne kadar guzel olabilir ki ?


Nice’e sabah varmamin ardindan tren istasyonundan cikip sahile dogru yurumeye basladim, zaten kucucuk bir yer yuruyerek her yere gitmek mumkun. Fazla vakit kaybetmeden bir otel buluyorum cift kisilik odada 30 Euro vererek geceyi geciriyorum. Sirt cantami birakip doogru sahile kosturuyorum ama hava bayagi ruzgarli, neyse denize giremiyorum ama gunesleniyorum ruzgari yiyorum, guneslendigimi saniyorum ruzgari yiyorum, aksamina atesim cikiyor hasta oluyorum, bir an once arkami donup kacacagim bu yerde iki gunumu harciyorum…

Iki gun dinlendikten sonra Monako’ya gectim, orayi gezdikten sonra, ki o da baska bir yazimin konusu, Barselona’ya gitmek uzere Nice’e geri donup gece treniyle Ispanya’ya ucuyorum, cufcufluyorum, ki bu da baska bir yazinin konusu…Eski Nice'i gectikten hemen sonra karsiki daglar cenderme olmasa da orman, merdivenleri kullanarak yukari cikiyorsunuz, yukarisi park olarak duzenlenmis, oynayin, gezip, cosun, suni selalede resim cekin, gun batimini seyredin, tum Nice'i ayaklariniz altina alin, iyice cigneyin...
Soz konusu merdivenler...








Vieux-Nice
Nice'te gecekondulasma baslamadan cok onceleri kurulmus, sehrin ilk merkezi, simdilerde sehrin cok kucuk bir kismina izole olmus, dar sokaklari, kucucuk evleriyle sehrin icinde sehir.




Gezi Rehberi
Eger yolunuz uzerinden gecmiyorsa kesinlikle tavsiye etmedigim, Monako gibi icinde hic bir haltin olmadigi, her ne kadar yazin hareketlenecegini tahmin etsem de Antalya'da her sey dahil bir tatilin yerini de tutamayacagini dusundugum koftiden bir yer. Illa da gidecem derseniz iste size yapilacak isler listesi ;
1- Promenade des Anglais;
1822 yilinda, Nice'teki portakal hasadi kotu gidince isciler ne yapacaklarini sasirir, bunlarin bos kalmasini istemeyen Ingiliz mal sahipleri de iscilere eglence olsun diye sahili boydan boya gecen bir gezi yolu yaptirmaya karar verirler. Size de tavsiye edecegim bu 6.5 km'lik salak yerde eblek eblek volta atmaniz, pateninizi getirdiyseniz kaymaniz, bisiklet bulup kiralamak suretiyle gezmeniz, ya da mevsim musaitse cinsiyetinize ya da ilgi alaniniza gore bikinili kizlari ya da kasli erkekleri suzmeniz. Asil tavsiyem taa oraya gidip de Istanbul'un Caddebostan'inda ,ki 9 km'lik bir yer, (bak gene bizde daha iyisi var) volta atmadiysan bence git kendini bogazdan at, gerci Nice'e gidip orayi da gormediysen sen en iyisi kendini Eyfel'in tepesinden at...
2- Le château
Yukarda da bahsettigim merdivenlerden ciktiginiz, kayaliklarin tepesinde bir yer, bi gidin gorun bakalim.
3- Vieux-Nice
Gelmisken mutlaka burayi da gorun.
4- Cathédrale Orthodoxe Russe St-Nicolas à Nice
Rus Ortodoks Kilisesi. Rusya disinda insa edilmis en guzel Ortodoks Kilisesi. Mutlaka gorulmeli.
Buradan sonra da isterseniz Monako'ya grev yoksa yarim saatlik bir tren yolculuguyla gecebilirsiniz...

*Fransiz Rivierasi denilen seref nalet yer, Fransa'nin guneyi Marseille'den baslayarak Italya sinirina kadar uzanan deniz manzarasina haiz evleri barindiran, sahil yollarinda insanlarin bisiklete bindigi bir ortamdir.

**Arkadaslar deep not resmen; Gece treni denilen sey aslinda gece treni felan degil benim gibi gaza gelip aa surekli gece trenleri varmis da saat 22’de binerim trenime sabah orda olurum diyorsaniz olursunuz ama nah olursunuz…Netekim bu trenler 24 saat calismiyor, 21’dan sonra bile zor tren buluyorsunuz. Tum gezilerinizi buna gore ayarlayin. Kasim ayinda bile yer bulamadigim trenler oldu, gece trenlerinde seyahat etmek icin couchette satin almak zorunda kaldim ki bud a butcenize assagi yukari fazladan 15 E supplement eksilmesi demek..

Sunday, January 20, 2008

Nette Bütün Yasakları Yasakla




Nette hangi sitelere girip, hangilerine giremeyeceğinize mahkemeler mi karar veriyor ? Gene güzel ülkemin güzel insanları uygunsuz videolar var diye kafasını kuma gömerek YouTube'u , sanki oradaki mevcut videolar sadece Türk Halkı tarafından izleniyormuş gibi, engelledi ve sen YouTube'a erişemiyor musun ?


17 Ocak'tan itibaren YouTube'a erişememin ardından girdiğim arayışın ardından OpenDns adlı dünyanın en büyük, en hızlı ve en hızlı büyüyen DNS hizmet sağlayıcısı olduğunu söyleyen firmayla karşılaştım. 1 milyondan fazla insan, safya erişimlerinin filtrelenmesinden muzdarip bu siteyi kullanmaktalarmış. Artık ben de kullanıyorum...Böylesi kaliteli bir hizmeti nasıl ücretsiz sunduklarına gelince; OpenDNS, Google ve Yahoo'nunkı gibi arama sonuçlarınızla bağlantılı reklamlar sunuyor ancak hiç bir şekilde internette gezme keyfinizi kaçıracak pop-up lar veya rahatsız edici uygulamalar kullanılmadan reklamını sessizce yapıyor...

Ayarlarını nasıl yapacağınıza gelirsek ;

Başlat Menüsü> Kontrol Paneli'ne tıklıyoruz.

Kontrol Paneli'nde> Ağ Bağlantıları (Network Connections) çift tıklıyoruz.


Buradan internete çıktığınız ethernet kartına çift tıklayın.


Özellikler (Properties'e tıklayın)


Burada Internet Protocol (Tcp/Ip)'ye çift tıklayınca açılan pencerede en alttaki Use the following DNS address seçeneğini işaretleyin. Aşağıdaki değerleri girin ;

Preferred DNS Server'a ; 208.68.222.222

Alternate DNS Server'a ; 208.67.220.220

Bu ayarlayı girdikten sonra OK deyip tüm pencereleri kapatın. Açın YouTube'u, Megashare'den donwload'larınızı yaparken izleyin videonuzu...Ooh be :)

Saturday, January 19, 2008

Van Kahvaltı Sofrası






O, şarkılara konu olmuş bir şehir, bir il adeta bir vilayet ; O bi Van, two, three, forroo. O bi Urartu’ların başkenti, o bi İnci Kefali’nin memleketi, o bi Van Kenobi. Neyse efenim konudan fazla sapmadan kahvaltıya gelelim, saat akşamın 1630 u olunca neye gelindiği de anlaşılmıyo ama sonuçta yediğimiz şeyin adı kahvaltı, saati akşam yemeği olunca yorumu size bırakıyorum. Böylelikle yazılarıma bilgilendirirken düşündürme özelliği de ekleyip yeni bir boyut kazandırdım hadi hayırlısı.




Şimdi efenim bu Van’ın erkekleri o kadder düşünceli ve de o kadder düşüncelilermişkıyy resmen eşleri kahvaltı hazırlayıp da yorulmasınlar diyine sabah erken kalkar dışarıda kahvaltı ederlermiş, bu da Van’da dışarda kahvaltı etme kültürünün gelişmesini sağlamış, tabii bu rivayette erkekten sonra kalkan kadının ne nasıl kahvaltı ettiği ne de çocuklarına kaçta kalkıp kahvaltı hazırladığıyla ilgili hiç bir bilgi bulunmamaktadır. Olsun, buna rağmen hoş bi rivayet.


Efenim bilmeyenleriniz hakkaten bilmez Van’ın kahvaltısı çok meşhurdur hatta yurtdışından bir günlüğüne kahvaltı etmeye gelenleri duyarsanız şaşırmayın, Van’a tur düzenleyen şirketlerin ise en az bir günlerini otel yerine dışarıda kahvaltı etmeye ayırdıklarını da burdan şettirdikten sonra geçelim. Hatta, Yılmaz Erdoğan’ın “Yaşayabilme İhtimali” şiirinde geçen “Ben seninle bir gün Van’daki bir kahvaltı salonunda acılı adana yeme ihtimalini sevdim” dizesi gündüz yapılan kahvaltının önemini vurgulamaktadır. Bu genel bilgilerden sonra gelelim restoranımıza;




Samatya sahilinde gittiğimiz, Aksaray’da da şubesi olan işletmenin sahibi Fatih Orak 4 yıl önce açtığı mekanla İstanbul’a Van Kahvaltısını getiren ilk kişiymiş. Geleneksel kahvaltılardan farklı olarak ;



Otlu peynir: İçine dağlarda yetişen hoş kokulu otlar katılıyor. Bu otlar ilkbaharda çiçeklenme zamanı toplanan ve yöresel adlarıyla sirmo, mendo, peliz, kireng, yarpuz (yabani nane), mustafa çiçeği, helis (çaşur) ve kekik.
















Murtuğa: Un, yumurta ve yağ ile yapılıyor. Un, yağda iyice kavruluyor. Un pembeleştikten sonra çırpılan yumurta üzerine dökülüp karıştırılıyor. Böylece murtuğa elde edilmiş olunuyor ve sıcak olarak servis ediliyor.
Kavut: Süte batırılıp kurutulan buğday, biraz kavrulduktan sonra el değirmeninde çekiliyor ve yağda kavruluyor. En güzel tereyağında oluyor; ama zeytinyağı ya da başka herhangi bir yağ ile de yapılabiliyor. Kahvaltıda genellikle üzerine bal veya reçel dökülerek yeniyor.
Cacık: Sütün yağı alındıktan sonra yağsız kalan lordan yapılıyor. Maydanoz, isteğe göre de biber katılarak hazırlanıyor ve sofraya tereyağın üzerine konularak getiriliyor.




SONUÇ
Bir kaç şey haricinde evimizde hepimizin yediği ya da bildiği tatların daha doğal, daha lezzetli bir yorumu. Kesinlikle es geçilmemesi gereken bir yer, her şeyin hazırını tüketmeye alıştığımız tatsız, tuzsuz, suni tatların yerini aldığı kahvaltıların karşısında iyi bir alternatif. Peynir tabağına diyecek yok, meşhur otlu peynir, örme peynir, Ezine peyniri diye atacağım bir diğer peynir J hakkaten peynir adını hak etmişler. Kavut denen şey de bal ile karıştırıldıktan sonra ne de hoş oluyo, pek de hoş oluyo, çok da hoş oluyo. Tadını irmik helvasına benzettim, gidin bi de siz benzetin. Bunların haricinde muhteşem kaymağıyla Van balı, tahin pekmez, zeytin de soframızı şenlendirdiler, hüsnü şenlendiricidiler. Tek hoşuma gitmeyen ekmeğiydi, adeta öylesine; umarsızca pişirilmiş pide vurdum duymaz ve apansız bir tavırla servis edildikten sonra biz de alelade bir şekilde midemize indirmek zorunda kaldık. Sonuç olarak; burası baya meşhur, gugul a yazın çıkıyo. Haftasonları kalabalık oluyo ama siz de benim gibi kahvaltı ya gider gibi yapıp akşam gidin, sağ gösterirken sol vurun. Benim çatlama sıkalamda bu menü kendine yüzde seksenlik bir dilimde yer buldu, kahvaltının bedeli 15 milyon civarı, sizin daha ucuza doymanız kuvvetle muhtemel. Hepinize afiyet olsun.



Friday, January 18, 2008

Girizgah

Facebook cilginligiyla baslayan hayatimi afise etme olayini artik bu blog’la percinlemek istiyorum. Edindigim sacma sapan hobiler, gezip gordugum ipe sapa gelmez yerler, vakit harcadigim antin kuntin islerin hepsini tek bir catida online olarak toplama niyetindeyim.
Bu blog’ta zaman icinde karsilasacaginiz icerik hakkinda fikir vermek gerekirse ;

- Yaptigim inter-rail macerasinin ardindan kalan anilar ve bol fotograf ve videolar

- Istanbul’un 100 lezzetinin pesinde fotograf makinemle; o restoran senin, bu restoran benim, gezerken edindigim tecrubeler, hayal kirikliklari, icimde yeseren umutlar…

- En cok guldugum dizilerden, videolardan kesitler..

- En sevdigim resimlerden ornekler…

Kisaca hayatimin golgesini bu siteye dusurmeye calisacagim, ne kadar basarili oldugumu AdSense’ten gelen paralar ve sizlerin yorumlari belirleyecek :)

Locations of visitors to this page